tavandan damlıyordu "an" kırmızıya bürünmüş. Farklı bir şey olduğunun ve hükmünün üstümde kısa süreceğinin, zaman bile farkındaydı. An damlacıkları şimdiye değin gördüğüm en güzel dikiti oluşturmuşlardı: Kırmızılar içinde elinde şarap kadehi tutan bir saki... Usulca yanıma yaklaşırken her adımında titriyordu benliğim. Belli ki bir söyleyeceği vardı. Yoksa yıllardır toprağın sakladığı gizem miydi içimde yankılanacak olan? Ya da sadece algımın bana oynadığı yeni bir oyun mu? Her iki halde de benliğimdi ait olan o "an"a. Derin soluklarını hissedebildiğimde sakinin, eş zamanlı gizemi döküldü toprağın kızıl renkli dudaklarından: Şarap giydiğinde gece, soyunacak ve karanlık girecek koynuna. Artık sevişecek sadece sonsuz karanlık kalacak kala kala...
22.03.08 , 05:34
21 Mart 2008 Cuma
17 Mart 2008 Pazartesi
kara-layan
...bit...ti...Yine girmem gerekecek en derin yerine zihnimin. Ve yine annem kızacak, "Neden ellerin karardı? Git, çabuk yıka!" diye, sanki düşüncelerimin isinden kalemime mürekkep yaptığımı hiç anlatmamışım gibi. Sonra kara-lamaya devam edecek elim sayfadan sayfaya atlayarak, zihnim izin verdiğince. "Bir insanı yazmaya iten şey, yazmamanın daha da korkunç olmasıdır." diyerek, kusacak beynim içindekileri isterik sayfalara. Tüh! Yine...bit...ti...
16.03.08 , 03:52
16.03.08 , 03:52
13 Mart 2008 Perşembe
gör-üngü
13.03.08 , 10:39
not: görsel Günce Tadımcısı'na aittir.
4 Mart 2008 Salı
sevinin buğusu
.jpg)
05.03.08 , 03:42
not: görsel Onur Ilgaz'a aittir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)