parmak uçlarında yükseldi kendini bırakarak, etrafındakileri önemsemeden. Çocukken her şey daha kolaydı. Hiç kimse gem vurmuyordu hayallerine. Bir kuş kadar özgür hissediyordu eskiden. Hayallerden oluşan bir atmosferde istediği her yere uçabiliyordu. Sonsuzun sınırını araştırmak kendinden geçiriyordu onu uçarken. Zaman geçtikçe, her doğum gününde pastanın yanında hayatın sınırlar koyduğunun farkına vardı ve pastadaki mumların sayısı artıkça atmosferdeki hareket alanının daraldığının. Öyle bir an geldi ki, hayat tarafından kuşatılmış olarak buldu düşüncelerini. Ve sonrasında ümitsizlik damlaları taşıdı hayal bulutları. Yeterince yoğunlaştığında bulutlar, silkeledi ümitsizliği damla damla. Açılan kapıdan çıkan kuş tanıdıktı. Geçmişin kaybolmayan yansıması... Ve böylece kavradı ki, ne zaman kısıldığını hissetse düşüncelerinin bir köşede, ayaklarının ucunda yükselmek ve derin bir nefes alarak kapıyı açması yeterli olacaktır, düşüncelerinin kuşun kanadına tutunması için... 20.11.08 , 01:37
not: heykel Sibel Açıkalın tarafından yapılmıştır ve görsel Günce Tadımcısı'na aittir.
düşüncelerimi bir kuşun kanadına iliştirebilseydim keşke,, keşke bir çocuk daha olabiseydim geri kalan ömrümde, hayat bilyelerimi çalmasaydı keşke, bir kuyu kazıp içine olgunluğumu gömebilseydim bilyelerim gibi,, çırılçıplak denize girebilseydim uluorta, komşunun küçük kızını öpebilseydim dudaklarından, hesaBIM OLMASAYDI HESAP SORAN OLMASAYDI, küçük kalabilseydim keşke büyüdükçe gördüğüm hayat denen yalanların arasında....
herkes bir kuş gibi özgürce uçabilmek ister ama heykeller statiktir oldukları yerde öylece durular. gelceğe uçmak isterler belkide kimbilir. fikir olarak heykelinizi çok beğendim.www.gulserencom.tr.gg.selamlar
aslında hepimiz fotoğraftaki kuşun yerindeyiz belki de.. her an kafesin içine girme korkusuyla yaşıyoruz ve yaşayacağız. hatta bazılarımız fotoğraftaki kuştan da vahim durumda çoktan kafesin içine girmiş durumda ...
rüyamda kendimi yonca bahçesinde koşarken gördüm çocukluğuma geri dönmek istedim saçımı ördüm,ne yük vardı omuzlarımda ne derdim oyundan başka ne kadar güzeldi çocukluğum ,aslında çocuktum hürdüm!!büyüdükçe kendime duvarlar ördüm!o kadar yoruldum ki bazen durmadım yürüdüm!!
an gelir kelimeler püskürür beyni isterik sayfaya; an gelir ruhunun bıraktığı sözcük kırıntılarını takip ederek bulur kendini bu çocuk. Ve haddi olmadan atıfta bulunur hayata dair. Dağınık... Hep dağınık beyni... Hem yalancı... Kendini kandıracak kadar yalancı... Planladıklarını yapamamak gibi bir becerisi olduğunu keşfettiği günden bu yana hayallerini yaşamın törpüsünden korumak için sakladığını söylüyor; lakin bana kalırsa nereye sakladığını çoktan unutmuş bile. O halde ne için mi yaşıyor? Öylesine yaşıyor... Öylesine biri zaten... Öylesine... Öyle...
4 yorum:
düşüncelerimi bir kuşun kanadına iliştirebilseydim keşke,, keşke bir çocuk daha olabiseydim geri kalan ömrümde, hayat bilyelerimi çalmasaydı keşke, bir kuyu kazıp içine olgunluğumu gömebilseydim bilyelerim gibi,, çırılçıplak denize girebilseydim uluorta, komşunun küçük kızını öpebilseydim dudaklarından, hesaBIM OLMASAYDI HESAP SORAN OLMASAYDI, küçük kalabilseydim keşke büyüdükçe gördüğüm hayat denen yalanların arasında....
herkes bir kuş gibi özgürce uçabilmek ister ama heykeller statiktir oldukları yerde öylece durular. gelceğe uçmak isterler belkide kimbilir. fikir olarak heykelinizi çok beğendim.www.gulserencom.tr.gg.selamlar
aslında hepimiz fotoğraftaki kuşun yerindeyiz belki de.. her an kafesin içine girme korkusuyla yaşıyoruz ve yaşayacağız. hatta bazılarımız fotoğraftaki kuştan da vahim durumda çoktan kafesin içine girmiş durumda ...
rüyamda kendimi yonca bahçesinde koşarken gördüm çocukluğuma geri dönmek istedim saçımı ördüm,ne yük vardı omuzlarımda ne derdim oyundan başka ne kadar güzeldi çocukluğum ,aslında çocuktum hürdüm!!büyüdükçe kendime duvarlar ördüm!o kadar yoruldum ki bazen durmadım yürüdüm!!
Yorum Gönder